22 Ağustos 2017 Salı

Bu Cümlelerden Bir Şey Anlayan Varsa Bana Da Anlatsın

Kitap başından beri rahatsız ediyor zaten. Eskiden ben anlamıyorum zannederdim böyle durumlarda, artık uyandım çeviri kötü diyorum. Cümleler öyle süslü falan da değil de nasıl böyle çevrilmiş bilemiyorum.


Şimdii uzun zamandır mektup yazmadığı için sitem mi ediyooor, yaz mı diyor?  Ne diyor bu kadın?



Zorla ilerliyorum.

Siz okumuş muydunuz bunu, ne düşünüyorsunuz hakkında?


21 Ağustos 2017 Pazartesi

Yaz Abur Cuburu

Sevgili Sibelynka beni mimlemişti. Bir türlü fırsat bulamadım. Aslen müzikli mimlerin üstüne atlamaktayım ammaaa anacım ben hiç güncel müzik dinlemiyormuşum ki. Evden çıkmadığımdan sağda solda da kulağıma çarpmıyor. Çarpsa da nasıl başarıyorsam dinlemiyorum ben onu.

İnanın mim yapıcam diye geçen gün power türk bile açtım iki şarkı dayanabildim, spotifyda yaz şarkıları listesi açtım ilk şarkıdan sonra hepsini atlatırken buldum kendimi. Durum bu kadar vahim.


- Yazın çıkan, çok sevdiğin sanatçı/gruptan bir şarkı


Ne zaman çıktı bilmiyorum ama bayram konserinde ilk kez dinleyip bayıldığım şarkıyı buraya koyayım.



- Bu yaz en yeni keşfin

Radyo dinlerken Can keşfetti. Ama tabi biz yeni keşfettik kendisi 2015 te çıkmış :)



- Bu yaz sürekli dinlediğin bir şarkı

Her zaman dinlediğim şarkıları dinledim :) Hadi ben öyle yaptım insanın iki ergen oğlu olup da onların da güncel şarkılardan bilmemesi nasıl bişeydir. Bu şarkı Metehan'la yaşıt ve her yolculukta muhakkak dinlenir bizde.



- Bu yaz en çok duyduğun şarkı

Şimdi ben dışarı çıkarken kulaklıklarımı takarım hep. Okulda arkadaşlar kulaklıklarla kulağımın birleşeceğinden eminlerdi mesela. Bu bağlamda dışarıdan bir şey duymuyorum. Duysam da dikkat etmiyorum sanırım. Yaz hitlerini gidip dinledim sizin için.  Yani ilk on saniyelerini dinleyebildim, sonuna kadar devam edebildiğimi seçtim :)




- Bu yaz eski de olsa dinlemekten vazgeçemediğin bir şarkı 

Ay neyse bu kısma yazabileceğim. Şöyle nostalcik nostalcik :) Lise çağlarımda yaz ayları odama kapanıp hikâye yazmak, kitap okumak ve radyodaki yabancı müzik zamanını beklemekle geçerdi. Şimdiki gençler sıkıntıdan patlardı herhalde ama ben mutlulukla hatırlıyorum. Bu şarkıyı dinlerken de hep bir yaz gecesi balkonda oturduğum içerideki radyodan gelen müzik sesiyle zamanda yolculuk yaptığımı hatırlarım. Zamanda yolculuk yapmakla ne alakam vardı bilmiyorum belki de ileriye yolculuk yapıp şimdiki hislerimi hatırlamışımdır, kim bilir :)



- Sence bu yazın en favori hiti

Ama ben derdimi anlatamdıııım :)



- Senin bu yazını anlatan bir şarkı 


Önce Pentagram'ı mı yazsam dedim. Akustik albümlerinin konserinde kendimden geçmiştim. Ama yaz deyince aklıma o gelmedi. Aklıma bir sahil kafesine oturduğumuzda çalan ve bizi bizden alan şarkı geldi.. Demek ki oymuş bu yazı şarkısı. Otuz yıl öncesinden :)



Sanırım başardııım :)

Fotoğraflara tıklayarak şarkılara ulaşabilirsiniz.

Hepinize günaydın. Bereketli, hareketli, neşeli, nefis bir haftaya açılsın sabahınız :)

20 Ağustos 2017 Pazar

Evde Duran Handan'ın Başına Açtığı İşler :)

İki sene önce bir heves evi boyatırken kapılara da yağlı boya yaptırmıştık. Eskiler sararmışlardı iyice.

İki senedir boyattığım güne sövmekteyim. Boyadan mı boyamadan mı nedendir bilmiyorum boyalar itinayla soyuluyor.

Önce yerde sürekli beliren boya lekelerine anlam veremedim, sonra ev süpürürken bir baktım süpürgenin değdiği yerler sıyrılmış.
Bir el attım komple soyulmaya başladı.


Boyacıyı yeniden çağıracaktık, denk düşmedi. Zaten ne yapacak güvenim de kalmamış.

Evelsi gün gidip zımpara ve zımpara makinası aldırdım. Hoş Can makinadan iyi zımparalıyor :)

Dün başladık bir ucundan. Üçüncü kapıda baktık artık savsaklamaya başlıyoruz diğer üçünü bugüne bıraktık. Aslen bugün pazar diye yapmam diye düşünüyordum ama sabah birilerinin torna sesiyle uyanınca fikrim değişti.

Bu arada alacakları oyunlar için paraya ihtiyacı olan ama yaz tatilinde harçlık vermediğimden okulu bekleyen çocuklarıma kapı başına on beş lira önerdim. Lord yavrum bunlar, o paraya bu iş mi yapılırmış moduna girdiler.

Akşam hemen kendisine otuz liralık oyun bulan Bilgiç on beş lirasının üzerini tamamlamamı istedi. O zaman bir kapı daha yapman gerek dedim. Yapmak istemiyorum dedi. İstediği  şeyler hemen olsun diyor, istediğini elde edene kadar peşini bırakmadığını sanıyor ama kılını kıpırdatmadan benim başımın etini yemek suretiyle peşini bırakmıyor beyefendi. Bu senin yaptığın bebeğin mama istediğinde ağlamasından öte değil diye açıklıyorum, elde etmek istiyorsan çalışacaksın, paranı biriktirene kadar bekleyeceksin diyorum ama kime söylüyorum. Neyse akşam olayı kısa kestik, sabah da hangi kapıydı diyerek oturdu başına. Çok şükür..


Bir de boymak var bunları ama şu pis işler bitsin o kısım kolay :)