13 Aralık 2017 Çarşamba

Yorumsal Açıklama

Sevgili arkadaşlarım, arada bir kaç yazım dışında genelde herkesin yorumuna cevap yazmaya çalışıyorum. Ama arada eski yazılarda unuttuğum, atladığım yorumlar oluyor. Genelde bir kaç gün içinde fark edip cevaplıyorum ama yorum yazan görüyor mu bilmiyorum :)

Uzun lâfın kısası hepsini önünde sonunda cevaplıyorum, aklınızda olsun.

Cevaplamadım sanmayın. Olur mu :)

Oh, söyledim rahatladım :)

Rüya Görmemek İstiyorum

Ayın belli zamanları gelmeden önce çılgın bir rüya kapasitem oluyordu. Hani ilaç içersin de uyanır uyur devam edersin,kendini kurtaramazsın rüyadan. Öyle bir haller .

Onu idare ediyordum ama bir müddettir sürekli o moddayım.

İnanılmaz yorucu bir şey.

Sabah kalktığımda başka bir dünyadan bizimkine ışınlanmışım gibi geliyor. Dinlenmemiş oluyorum.

Sırtım da yine aralıksız ağrıma modunda. Kramp giriyor, ağrıyor falan. O mu uyutmuyor da deliksiz uykuya dalamıyorum acaba.

Pufff.

Deliksiz uyumayı özledim.

Kışşşt rüyalar kışşşt. Bi rahat bırak insanı...


12 Aralık 2017 Salı

Kendi Kendimize Eğleniyoruz :)

Balonlardan yılbaşı süsü mü?  Ne var onda biz de yaparız dedik.

Yaşlarımız ilerliyor ama süsler hep çok komik oluyor bizde :) Olsun. Biz öyle daha çok kahkaha atıyoruz.


Balonların içinden kırmızı ve yeşil olanları seçtik.


Beyaz boyalarla sanatımızı döktürdük :)



Selfisiz olmaz abi. Flu mlu karman çorman arka planlı ama olsuuuuun.


Son olarak tepesine minicik olup ne işe yarayacağını bulamadığım kek kalıplarını geçirip ipe astık.

Bir de ipi nereye asacağımızı bulduk mu tamamdır :)

Geçen senelerde neler yaptıklarımızı merak edenleri şuraya alalım diyerek gidiyorum şimdi. İyi geceler :)

Bu Kitaba Bayıldım

"Mutlu sersemler konusunda haklısınız. Ama onlar mutlu olmaktan çok beyinleri çıkarılmış tipler. Beri yandan asık suratlı mutsuzun durumu da aynı oranda gülünç. İnsan mutsuzken dikkati hep kendine döner. Kendini çok ciddiye alır. Mutlular, yani kendilerini gerçekten sevenlerse pek düşünmezler kendilerini. Mutsuzu neşelendirmeye çalıştığında, istemez,  karşı çıkar. Çünkü dikkatini kendinden ayırıp evrene yöneltmek zorunda kalacaktır. Mutsuzluk kendine düşkünlüğün varacağı son noktadır."



"İnsan soluk almaya devam ederken bile ölüm onun hayatını yine de mahvedebiliyor."


"Lamalar içlerinde ölüm korkusu olmadığını söyleyip duruyorlar ama ölmeden önce ölmelerine sebep olan da korkudan başka nedir ki? Ölümü evcilleştirebilmek için hayattan zevk almayı tümüyle reddediyorlar. Önceden yarı yarıya ölü onlar."


"Ben selamet istemiyorum. Ben hayat istiyorum. Hayatın da tümünü istiyorum. Sefaletini de harikuladeliğini de. Eğer tanrılar zevkten vergi istiyorsa öderim. Ama vergilerine her seferinde de itiraz ederim,  karşı çıkarım. Woden ya da Şiva  ya da Buda ya da o Hıristiyan adam.. Neydi adı?  Onlar buna saygı göstermiyorlarsa o zaman onların gazabına da razıyım. Hiç değilse bu zengin, yuvarlak gezegende  önüme serdikleri şöleni tatmış olurum, dişsiz bir tavşan gibi ondan kaçmamış olurum. En güzel şeylerin, bu dünyaya sırf bizi denemek için,  büyük ödülü almamızı daha zorlaştırmak için getirildiğine inanmıyorum. Hayatı bu kılığa sokmak insanlara da tanrılara da yakışmaz."


"Eğer insanda kendi kaderini kendi eline alacak o demir güç yoksa,  o insan kaderini tanrıların eline bırakırsa,  o zaman tanrılar zayıflığının cezası olarak böyle alay ederlerdi işte onunla. Kendi gemine kaptanlık edemiyorsan hangi yanlış limana varlığına şaşırmamalısın."


"Eski zamanların Hindu'su berbat durumdaydı. Hayatı boyunca gösterilen yerde oturmak, gösterilen aileyle yaşamak, gösterilen işi yapmak zorundaydı. Kıpırdama olanağı yoktu. Doğumda sana ne el dağıtmışlarsa, onunla oynuyordun. Her şey hazırlanmış bir yazgıydı. Bir noktasını bile değiştiremiyordun. Adamlar bu hayatta değişiklik yapamadıklarına göre de değişikliği öteki hayatta hayal ettiler. Yeniden doğuş yalnızca Hindular'ın bu katılık kendilerini delirtmesin diye buldukları bir çare."


11 Aralık 2017 Pazartesi

Bir Bakarsın

Tam da en çok ihtiyacın olduğu zamanda bir güzel insan gelerek yüreğine dokunur.

Ondaki yansımana bakarken gözlerin doluverir.

Teşekkür ederim Merih.

Bak bizi bir araya getirdim, en kısa zamanda gerçekten de gelelim :)





Nostaljik Pazartesi

Malum yeni yıl gelirken çok sevdiğim bir filmden alıntı yaptığım bu yazıya dönüp bakalım istedim. On iki sene önce yayımlamış gözüküyor olsam da aslında çok daha öncesinde videodaki filmi durdura durdura yazmıştım :)


Son olarak insanın içini ısıtan güzel bir film arayanlar kaçırmasınlar diyerek yazıya geçiyorum.

28 Aralık 2005 Çarşamba


Acaba Noel Baba Var mı?

Ben noel babalı yeni yıl filmleri seyretmeye bayılırım. Nedense içim sıcacık olur. Yıllar önce seyrettiğim bir filmden aşağıdaki alıntı.

"Sevgili editör; ben sekiz yaşında bir kızım. Bazı arkadaşlarım bana şöyle dediler: Gerçekte Noel Baba yoktur. Babam da dedi ki Sun gazetesi var olduğunu yazarsa mutlaka vardır. Lütfen bana gerçeği söyleyin: Noel Baba var mı? 
Virginia 

Virginia bunu söyleyen arkadaşların yanılıyor.Onlar madde çağının maddeciliğinden kendilerini koruyamamışlar. Gördükleri şeyler dışında hiçbirşeye inanmazlar. Onlar, birşeylerin farkına varmaya elverişli olmayan kararları dışındaki herşeye inanmaktan kaçınırlar. Bana inan Virginia, onlar büyük de olsa küçük de yanılmaya mahkumdurlar. İçinde bulunduğumuz bu koskoca evrende insan kendisini bu tür sınırlara mahkum etmekten kaçınmalıdır. Onlar kendilerini ufacık sınırları içinde kapalı tutadursun çevrelerinde birçok şey gelişir. Zekalarının kendilerine sunduğu gerçekler ve bilgi dünyasına adım bile atamazlar. 

Evet Virginia Noel Baba var. O, bu dünyada sevgi, cömertlik ve paylaşım olduğu sürece var olacaktır. Bunların ne olduğunu eminim biliyorsun.Bizlere armağan edilen hayattan zevk alma sebepleridir. Hem ayrıca dünyamız Noel Baba olmasaydı ne kadar sevimsiz bir yer olurdu. Tıpkı Virginia olmayacağı zamanlar gibi sevimsiz olurdu. Ya içimizdeki çocuk olmasaydı, şiirsellik olmazdı, romans olmazdı, yaratıcılık kelimesi sözlüklerden silinirdi. Duygularımızdan başka hiçbir zevke sahip olamazdık. Maddi hayatımız, onu tamamlayan maneviyat olmadığı sürece bizi anlattığın çocukların durumuna düşürürdü. 

Noel Baba’ya inanmamak mı? Öyleyse perilere de inanmamak lazım. Belki de tüm yılbaşı gecelerini komşularımızın bacalarını Noel Baba’yı bir kez de olsun görebilmek için seyrederek geçiriyorsunuz. Noel Baba’nın göklerden gelişini görmeseniz bile bu neyi ispatlar? Noel Baba’yı kimse göremez ki. Dünyada en gerçek olan şeyler çocukların ve büyüklerin göremediği şeylerdir. Bunu sakın unutma. İyi bir davranışta bulunduğun zaman meleklerin kolkola girip dansettiklerini görebilir misin?Tabii ki hayır. Ama bu onların yanında olmadığını kanıtlamaz. Kimse, ama hiç kimse görmek istemezse, dünyamızda var olan görünmeyenlerin dünyasındaki muhteşem şeyleri göremez. Orayla aramızdaki ince perdeyi yıkmak sizin elinizde. Bunu başardığınız an sınırsızlıklarla dolu bir dünyada bulursunuz kendinizi. Ama her ne kadar bu ince perdeyi yıkmak bazılarımız için kolaysa da bazılarımız için imkansızlıktan da ötedir. Bu ince perdeyi en kuvvetli adam,dünyanın gelmiş geçmiş en kuvvetli adamı bile gelse yırtamaz. Sadece sağduyu, güzellik, şiirsellik, sevgi, romantizm bu perdeyi gözlerimizden ileriye çekebilir. İçimizde var olan güzellikleri ve gerçek aşkı görmemizi sağlar. 

Noel Baba yok mu? Tanrıya şükür o aramızda ve sonsuza dek yaşayacak. Belki bin yıl daha."